Konuşalım — WhatsApp'ta (yeni sekmede açılır)

Düşünceler03

Çoğu markanın daha fazla içeriğe ihtiyacı yok.

Daha güçlü bir fikre ihtiyaçları var.

Pazarlamada sık rastlanan teşhis basit:

Daha fazla içeriğe ihtiyacımız var.

Daha fazla post. Daha fazla Reels. Daha fazla kampanya. Daha fazla hareket.

Ama içerik eksikliğiyle fikir eksikliği aynı sorun değil.

Birçok marka zaten yeterince içerik üretiyor. Eksik olan, tüm bu iletişimi birbirine bağlayan güçlü bir ana fikir.

O fikir olmadığında her brief sıfırdan başlıyor.

Her kampanyanın yeni bir fikre, her sosyal medya paylaşımının yeni bir varlık nedenine ihtiyacı oluyor. Marka daha meşgul hâle geliyor ama daha ayırt edici olmuyor.

Daha iyi bir soru şu olabilir:

Paylaşmaya değer şeyleri üretmeye devam edecek fikir ne?

İçerik fikriyle verimli marka fikri arasındaki fark tam da bu.

Bir içerik fikri takvimdeki bir boşluğu doldurur.

Verimli bir fikir ise iletişime, deneyime, ürüne, iş birliğine ya da kültüre dönüşebilir.

Tekdüzelik yaratmadan tutarlılık sağlar.

Bu yüzden güçlü bir içerik stratejisi içerik takviminden önce başlar. Başlangıç noktası net bir marka fikridir.

Fikir güçlü olduğunda içerik, markanın neye inandığının ve dünyaya nasıl baktığının kanıtına dönüşür.

Daha fazla içerik üretmeden önce, o içeriği üretebilecek fikri bulun.

Sonra ne kadar büyüyebileceğine bakın.